4 Ağustos 2009 Salı

MERHABA
Televizyon ekranına yapışmış flimdeki çocuk odasının arka fonunda duran oyuncak evi inceliyorum. Sahne kaçıncıya değişiyor bilmiyorum ama ben odalarını gezebiliyorum.
Kaldırıma adete çakılmışım komşu kızının yurtdışından gelmiş bebeğine değil; pembe botlarını peluş atkısını ellemek isityorum.
Ahşap eski bir evdeyim. Benim yorumumla tenceri ev orası. Ana giriş kapısı açıldığında raflara dizilmiş tencerelerle karşılaşıyorum. Ondan sonraki sahnede yerde oturmuş legonun o küçük dünyasına dalmışım. Her türlü parça inanılmaz küçük.
İlaç kutusunun kapağında buğday tanesi çimlendiriyorum küçücük bir saksım var artık.
Yavaş yavaş büyüyorum ama düşlerim halen çocuk saflığında. Küçük bir bebek var elimde saçları olmayandan neden ihtiyaç duyduğumu bilmiyorum ona ilk saç naklimi gerçeklertiriyorum. Alnımın tam orta yerinden bir tutam saçı dibinden kesiyorum. Herkez saç kıran olduğumu sanıyor. Bebeği saklamak zorunda kalıyorum.

Bu ve benzeri bir sürü fotoğraf karesi var hafızamda çoğunda küçük ayrıntılar ve ben kesiyor, yapıştırıyor ve istediğimi elde ediyorum. "Bende istiyorum ondan" hiç yok sanki edebiyatımda "ben ondan yaparım var". Çişini yapabilen bebeğimide sonra anlatırım.
Küçükken düşlerim kocamandı, büyüdükçe düşlerim yavaş yavaş ufaldı.İnternet denen icat önüme ilk geldiğinde arama motoruna ilk sorduğum soru küçük dünyalardır. Yetersiz yabancı dilime rahmen önce oyuncak evi "doll house" diye nitelendirdiklerini bu sanatada "minyatür" dendiğini öğrendim. Edindiğim bilgilerden önce çalıştığım karton evler artık yeterli gelmiyordu. İşte o sıra 10marifet.org tanıştım. Zaman içersinde kendime minyatür çalışabilmek için malzemeler edindim.

Sonunda bir gün kapının arkasındaki gazetelik düştü ve ayrıldı. Elimde kalan parça üstü açık üç tarafı olan bir oda gibiydi.Marangoza spariş ettiğim evin artık gelmeyeceği kesindi niye zaman kaybediyordum ki. Zaten sorumluluk ve zorunluluklar dünyası beni yeteri kadar oyalamamışmıydı. Fakat bu kadar felsefenin arasında o rafın aslında ilk çalışma için ne kadarda küçük olduğunu şimdi görebiliyorum. Ama olsun yapabildiğim kadar küçük düşer için artık buradayım.

6 yorum:

  1. kapının arkasındaki gazetelik iyiki de yere düşüp ayrılmış.yoksa marangozdan ev siparişini bekliyecektik bu güzelliği görmek için.

    yeni minyatürlerini merakla bekliyeceğim.
    bloğunda hayırlı olsun.
    aramıza hoşgeldin:)

    YanıtlaSil
  2. ben de hosgeldin diyorum :)
    daha ilk calismandan seni cok severek takip edecegimi anladim cok basarilisn, bir gun ben de yapicam insallah:)

    YanıtlaSil
  3. EVET O GAZETELİK KIRILMAYAYDI BEN MARANGOZUN KAFAYI KIRACAKTIM ADAM KURTULDU ZAAR.
    BETÜL BAŞLA Bİ YERDEN.

    YanıtlaSil
  4. Diyorum kim bu "küçük rüyalar", niye kırıyor kondorun marangozunun kafasını:))
    Hoşgeldin bebek:)

    YanıtlaSil
  5. Tanidiniz mi beni Koctas mum tabancasi :)

    YanıtlaSil
  6. http://harunkorkmazminyaturesyalar.blogspot.com/

    YanıtlaSil